içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Sahada Bir Rektör, Değişen Bir Üniversite

 

Bir yöneticiyi makam odasında geçirdiği saatlerle değil, ortaya koyduğu icraatlarla değerlendirmek gerekir. Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat da göreve başladığı günden bu yana bu anlayışı benimseyen isimlerden biri olarak dikkat çekiyor. Makam koltuğunda oturmaktan ziyade sahada olmayı tercih eden, bir ayağı Ankara'da, diğer ayağı kampüste öğrencilerle ve çalışanlarla iç içe olan bir yönetim anlayışı sergiliyor.

Üniversitelerin en büyük sorunlarından biri, yıllarca biriken ve çözümsüz bırakılan meselelerdir. Bunları çözmek ise yalnızca iyi niyetle değil, güçlü bir diplomasi, kararlılık ve takip gerektirir. Görünen o ki Prof. Dr. Kamuran Eronat ve ekibi de bu anlayışla hareket ediyor.

Bölgenin sağlık altyapısına önemli katkı sağlayacak 600 yataklı hastane inşaatı için onayın alınması, ardından 400 yataklı ek hastane projesinin de hayata geçirilmesi bunun en somut örneklerinden biri. Depremde ağır hasar gören rektörlük binasının yeniden yapılması sürecinin başlatılması ve Eğitim Fakültesi yanında yeni bir okuma salonunun inşasına başlanması da üniversitenin fiziki altyapısını güçlendirmeye yönelik önemli adımlar arasında yer alıyor.

Başarı yalnızca binalarla ölçülmez. Bilimsel üretim de bir üniversitenin en önemli göstergelerinden biridir. Scopus verilerine göre Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nin, Türkiye'deki 97 diş hekimliği fakültesi arasında yayın sayısında 20. sıraya yükselmesi ve Doğu ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde 1. sırada yer alması, bilimsel alandaki yükselişin dikkat çekici bir göstergesidir.

Bunun yanında, yıllardır çözülemeyen hastane çalışanı 4/D daimi işçilerinin birikmiş alacaklarının ödenmesinin sağlanması da çalışanların uzun süredir beklediği önemli bir sorunun çözüme kavuştuğunu gösteriyor.

Elbette hiçbir yönetim kusursuz değildir ve yapılacak daha çok iş vardır. Ancak bir üniversitenin geleceği, sorunları görmezden gelerek değil, onların üzerine kararlılıkla giderek inşa edilir. Bugün Dicle Üniversitesi'nde görülen tablo, geçmişten devralınan birçok sorunun çözümü için yoğun bir çabanın ortaya konulduğunu gösteriyor.

Üniversiteler şehirlerin lokomotifidir. Güçlü bir üniversite, güçlü bir şehir demektir. Eğer bu hizmet anlayışı aynı kararlılıkla devam eder, bilimsel başarılar yeni yatırımlarla desteklenirse, Dicle Üniversitesi'nin önümüzdeki yıllarda yalnızca bölgesinde değil, Türkiye genelinde de daha güçlü bir konuma ulaşması sürpriz olmayacaktır.

Bu yazı 7064 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum