-
Mehmet Zeki Özer
Tarih: 12-03-2026 00:04:00
Güncelleme: 12-03-2026 00:04:00
Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu’nun en büyük şehirlerinden biri, bölgenin sağlık merkezi konumunda.
Çevre illerden gelen binlerce hasta da düşünüldüğünde, şehirdeki hastanelerin yükü her geçen gün artıyor.
Bu yük karşısında sağlık sisteminin aynı hızda güçlendiğini söylemek pek mümkün görünmüyor.
Sık dile getirilen sorunlardan biri doktor ve sağlık personeli eksikliği.
Özellikle bazı branşlarda randevu almak neredeyse imkânsız hale geliyor.
Vatandaşlar aylar sonrasına randevu bulabiliyor ya da defalarca denemek zorunda kalıyor.
Bu durum hem hastaların tedavi sürecini geciktiriyor hem de sağlık çalışanlarının üzerindeki iş yükünü artırıyor.
Bir diğer önemli mesele ise hastanelerdeki yoğunluk.
Diyarbakır sadece kendi nüfusuna değil, aynı zamanda çevre illerden gelen hastalara da hizmet veriyor.
Bu nedenle polikliniklerde uzun bekleme süreleri, acil servislerde kalabalık ve yatak yetersizliği gibi sorunlar sık sık yaşanıyor.
Bunun yanında bazı sağlık kurumlarında altyapı ve fiziksel koşullarla ilgili şikâyetler de gündeme geliyor. Bakım ve yenileme ihtiyacı olan bölümler, hasta ve hasta yakınlarının konforunu olumsuz etkileyebiliyor.
Sağlık hizmeti yalnızca tedavi değil, aynı zamanda güvenli ve sağlıklı bir ortam sunmayı da gerektirir.
Elbette sağlık çalışanlarının fedakârlığını göz ardı etmek mümkün değil. Doktorlar, hemşireler ve diğer sağlık personeli yoğun çalışma temposuna rağmen büyük bir özveriyle görevlerini yerine getiriyor. Ancak sistemdeki eksikler giderilmeden bu çabanın sürdürülebilir olması zor görünüyor.
Diyarbakır gibi bölgesel bir sağlık merkezinde hizmet kalitesinin artırılması için doktor sayısının artırılması, hastane altyapısının güçlendirilmesi ve randevu sisteminin daha etkin çalışması büyük önem taşıyor.
Sağlık hizmeti, toplumun en temel ihtiyaçlarından biridir ve bu alandaki iyileştirmeler doğrudan insanların yaşam kalitesine yansır.
Diyarbakır’ın sağlıkta güçlü bir merkez olabilmesi için sorunların açıkça konuşulması ve kalıcı çözümler üretilmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
- RAMAZAN BİTERKEN
- ORTADOĞU KAN İÇİNDE
- Reklam Siyaseti ve Unutulan Diyarbakır
- Halepçe’den Bugüne Müslüman Dünyanın Vicdan Krizi
- ŞEHİRİÇİ ULAŞIMA YETKİLİLERİ BİR SAATLİĞİNE DAVET!..
- Sessiz Bir Mücadele
- RAMAZAN İFTARLARI(?)
- İktidar Var, Hizmet Yok
- FIRINCI ÜVEY EVLÂD MI?
- 8 Mart Özgürlük Söylemleri Ardında Hakikat!..
- Ramazan’da Akan Kan - Dağılan Ümmet
- Ramazan Sofrası Ekonomideki Çarpıklık