-
Mehmet Şerif Cebe
Tarih: 11-04-2026 00:03:00
Güncelleme: 11-04-2026 00:03:00
Bu haftaki yazımı, güncel ve önemli sorunlarımızdan olan tağutların yaptığı “insankırım” altında inleyen ve evsiz, yurtsuz, ilaçsız, susuz, gıdasız, doktorsuz, eğitimsiz bırakılan kardeşlerimizin duygularına tercüman olmak üzere kaleme aldığım mısralarla dünyanın diğer ülkelerindeki başta Müslümanlar olmak üzere insanların dikkatlerini bu “insankırıma” çekmek ve “karınca kadarınca” da olsa görevini yapmış olmanın huzurunu yaşamaktır!
UMUTLARIM
Göğsüm yara bereden delik deşik,
Uçamıyorum sana, çaresizim çocuk!
Neyleyeyim ki kanatlarım kırık;
Tırnaklarım parmaklarımdan dökük!
Etlerim kemiklerimden sökük!
Sana ulaşamıyorum kardeşim!
Esmiyor sana doğru vefasız rüzgar!
Ki kavuşturabilsin yüreğimi sana!
Çiğne geç vücudumu!
Ellerimi uzatamadım sana!
Umutlarım vardı oysa!
Gömüldü tufan sularına!
Çıkarcılığımdan gelemedim sana, başım eğik!
Kırılmış cesaretim, başımda ödleklik!
Çıktı dünya sevgisi karşıma, belim bükük!
Gönlümdeki acıma pınarımın suyu kesik!
Dolaşıyorum dünyada yüzü kara, boynu bükük!
YALVARMAK
Kaybettim yolumu, güpegündüz kaldım ortada!
Bulamadım yolumu, kaldım dağ başında,
Önümü göremiyorum upuzun yollarda,
Bakakaldım, ceylanların izlerine pınar başlarında!
Yalvardım yıldızlara ıssız çöl gecelerinde,
Ne olursunuz kavuşturun beni,
Bombalar altında feryat eden kardeşlerime!
Bir damla su, bir parça ekmek, bir doz ilaç,
Yetiştireyim yaralı bebeklerime!
Kurşun değil, açlık öldürüyor onları!
Bomba değil, susuzluk öldürüyor çocukları!
Ah, eyvah, yazıklar olsun bize!
Uzatmadık kırılasıca ellerimizi çaresizlere!
Acıdığında, birimizin parmağı oysa,
Almalıydık soluğu diğerinin yanında!
Bir vücudun organlarıydık aslında!
Duymalıydık acısını, kardeşimizin bağrımızda!
Duydu dünya acılarını, duymadı azgın boğa,
Duydu dünya çığlıklarını duymadı bizim dünya!
Ey iki yüzlüler, insanlık bu mu ya!
Bir Müslüman olarak karşı karşıya kaldığımız zor günlerin son bulması için Hz. Musa’nın (as) zorunlu Medyen hicreti sonunda; koyunları suladıktan sonra çaresiz ve yardımsız kalışından ötürü yaptığı duayla bitirelim: “Bunun üzerine (Musa) hemen onların yerine (hayvanlarını) sulamıştı. Daha sonra bir gölgeye çekilmiş ve “Rabbim! Doğrusu bana vereceğin her (türlü) lütfa öyle muhtacım ki!” demişti. (Kasas 28:24)
Filistin, İran ve dünyanın diğer yerlerinde insankırım altındaki kardeşlerimin sıkıntıdan kurtulmaları için yardım et Allah’ım!