-
MEHMET ALİBEYOĞLU
Tarih: 28-03-2026 00:02:00
Güncelleme: 28-03-2026 00:02:00
Diyarbekir tarihi İpek yolu üzerinde, Mezopotamya ile Anadolu’yu, Asya’yı Avrupa’ya, Karadeniz’i Basra Körfezine, Azerbaycan’ı Afrika’ya bağlayan ana yolların kesiştiği noktada kurulmuştur. Diyarbakır şehri anayolların düğüm noktası olma özelliğinden dolayı ilk çağlardan beri bölgenin kültür ve ticaret merkezi durumundadır. Şehrin ne zaman kurulduğu bilinmiyor. Ancak Ergani Çayönü buluntuları, Diyarbakır Bölgesinin M.Ö.7250 yılından beri bir yerleşim yeri olduğunu ortaya koymuştur. Çayönü M.Ö.7250-6750 tarihlerinde var olduğu ortaya çıkan bir yerleşim yeri olarak bugün için ön sırayı almış bulunmaktadır. Çayönü, yalnız Anadolu’da değil, bütün Güneybatı Asya ve eski dünyada günümüzden dokuz bin yıl önce ilk karma ekonomisini gerçekleştiren insan topluluklarının yaşadığı bir yer olarak uygarlık tarihindeki yerini almaktadır.
Diyarbekir daima ilmin, irfanın, sanatın, güzel sanatların, bilginin, efendiliğin, medeniyetlerin merkezidir. Diyarbakır dünyanın medeni şehirlerinden biri olarak daima yol gösterici olmuş, binlerce bilim adamı yetiştirmiştir. İnsanlık ve Uygarlık tarihinde, dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olarak, tarih içerisinde 27 medeniyete ev sahipliği yapmış, Türkiye’nin sayılı illeri arasında, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük vilayetidir. Dünya üzerinde büyük insanların tarih boyunca en yüksek oranda yetiştiği yerlerden biri Diyarbekir’dir. İslam da ilk defa Dünyanın çevresini ölçen Diyarbekirli beni Musa, (Musa’nın oğullarıdır.) Dünyada ün yapan Diyarbekirli 180 Doktor vardır. Mimar Sinan Diyarbakır yapılarından ve Fatih Paşa Camii’nden (Kurşunlu Camii) etkilenerek Edirne’deki Selimiye Camii’ni yaptırdığı söylenir. 16.yy.Osmanlı döneminde Diyarbakır en parlak dönemlerinden birini yaşamış, İmparatorluğun en önemli merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kanuni Sultan Süleyman ve 4. Murad, seferlerinde Diyarbakır’da konaklamışlardır. 16. ve 17. yüzyıllar, Diyarbakır'ın her alanda hızla kalkınmakta olduğu bir dönemdir. Bu dönemde de Diyarbakır'dan birçok bilim, fikir ve sanat adamı yetişmiştir.
Yapılan bir araştırmaya göre, 4.’cü yüzyıldan günümüze kadar Diyarbekir’den yetişmiş bilim, sanat ve edebiyat adamlarının sayısı 421'dir. Bunların 174'ü bilim adamı, 228'i şair ve yazar, 5'i hattat, 8'i bestekâr, 6'sı ressamdır. Yazdıkları kitapların toplamı ise 3682'dir ki başlı başına bir kütüphane oluşturacak çoğunlukta demektir. Yüzlerce Seyyahın ve gezginin durak yeridir Diyarbekir, Bugün dahi yüzlerce bilim adamına tez konusu olmuş, olmaya da devam edecektir.
KAYNAK ; UfukEsin-Halet Çambel-Dr.Abdussettar Hayati Avşar-Şevket Beysanoğlu-Meydan Larousse