-
Ali Lale
Tarih: 25-05-2026 00:01:00
Güncelleme: 25-05-2026 00:01:00
Evlilik: Sevgi, Ahlak ve Vefa İle Yeşeren Kutsal Bir Çınar
Evlilik, insan hayatının en kutsal ve en köklü kurumlarından biridir. Belirlenmiş yazılı bir anayasası olmasa da, bu kurumun huzurla yürüyebilmesi için Hazreti Muhammed’in (s.a.v.) bizlere bıraktığı çok net bir rehberlik vardır. Allah Resulü, insanların evlenirken dört özelliği esas aldığını buyurmuştur: Zenginlik, asalet (soy-sop), güzellik ve ahlak/inanç (dindarlık). Peygamberimiz, bu dört kıstas arasında özellikle ahlak ve inanç sahibini seçmemizi öğütlemiştir.
Günümüzde "mantık evliliği" adı altında sunulan seküler anlayışın aksine, gerçek mantık evliliği tam olarak Peygamberimizin bu ölçülerine uymaktır. Çünkü temelinde ahlak, inanç, saygı ve vefa olan bir yuvanın yıkılması kolay değildir.
Sağlam Bir Yuva İçin Seçim Aşaması ve Kültürel Uyum
Evlilik kararı, hayatın en dönüm noktası olan, geri dönüşü oldukça zor bir yoldur. Bu nedenle daha yolun başındayken şu kriterlere azami dikkat gösterilmelidir:
Ahlak ve İnanç Birliği: Maddiyat veya fiziksel güzellik geçicidir; bir süre sonra alışkanlığa dönüşür ve cazibesini yitirir. Evliliği ayakta tutan asıl harç, tarafların ahlaki olgunluğudur.
Kültürel ve Eğitsel Denklik: Çiftlerin kültürel yapılarının ve eğitim seviyelerinin birbirine yakın olması, iletişim kazalarını önler ve evliliğin daha sağlıklı yürümesini sağlar.
Evlendikten Sonra: "Gemileri Yakmak" ve Vefa
Evlilik kararı verilip o kutsal bağ kurulduktan sonra, geriye dönüş düşünülmemeli, tabiri caizse bütün gemiler yakılmalıdır. Bu aşamadan sonra eşlerin odaklanması gereken tek şey, o yuvadaı sevgi ve saygıyı yeşertmektir. Sevginin olduğu bir evde büyüyen çocukların ruh sağlığı da, toplum içindeki duruşu da çok daha nitelikli olur.
Sağlıklı bir evliliğin sürdürülebilmesi için şu iki kural hayati önem taşır:
Kendi Yanlışlarını Düzeltmek: Kişi önce kendi eksikliklerine odaklanmalı ve evliliğin selameti için kendini geliştirmelidir.
Karşı Tarafın Hatalarını Hoş Görmek: İnsan kusursuz değildir. Eşler birbirinin hatasını aramak yerine, kusurları örtmeli, hoşgörülü ve affedici olmalıdır.
Kader Birliği, İyi Günde ve Kötü Günde Yan Yana Olmaktır:
Hayatın ne getireceği bilinmez; sağlık da hastalık da insanlar içindir. Gerçek aile, zor zamanlarda birbirine siper olan, birbirini muhafaza eden ve fedakarlıkta yarışan bireylerden oluşur. Eşler, sevgi ve saygıyı büyüterek evliliklerini fırtınalarda sökülmeyecek güçlü bir çınar ağacına dönüştürmelidir.
Günümüz Aile Yapısındaki Deformasyon ve Toplumsal Sorunlar
Bugün evliliklerin 2 ay, 4 ay gibi çok kısa sürelerde ya da birkaç yıl içinde boşanmayla sonuçlanmasının temel nedeni; evliliklerin ahlak ve inanç yerine çıkar, para veya geçici güzellik üzerine kurulmasıdır. İslami ve insani ahlakın toplumda erozyona uğraması, vefa ve fedakarlık duygularını yok etmekte, bu da aileleri paramparça etmektedir.
Bununla birlikte, aileyi ayakta tutması gereken hukuki ve toplumsal mekanizmaların, bazen eşleri birbirine desteklemek yerine adeta birbirine düşman eden, adaletten uzak bir tarz benimsemesi de bu kutsal kuruma zarar vermektedir. Tüm bu olumsuz dış faktörlere ve "kaza belalara" karşı yuvayı korumanın tek yolu, kaleyi içeriden sağlam tutmaktır.
Yeni Evlenecek Gençlere Sözün Özü:
Evliliğinizi menfaat üzerine değil; ahlak, kültürel uyum, karşılıklı vefa ve fedakarlık üzerine inşa edin. Evlendikten sonra ise sabrı kuşanıp, sevginizi emekle büyüterek yuvanızı huzur bahçesine çevirin.
- Allah’ın Mesajından Uzaklaşan İnsanlık ve Modern Firavunlar
- FİTNE ORTADOĞU’DA KOL GEZİYOR
- Uluslararası Hukuk Tanımayan İsrail
- Joe kent Trump'a karşı İsyan Bayrağını açtı
- Siyonizm İnsanlığın Düşmanıdır
- Küresel Bir Sınav: İşgal Politikaları ve İnsanlığın Sessizliği
- ORTADOĞU'DA MÜSLÜMANLARİ DAHA KÖTÜ GÜNLER BEKLİYOR
- İran Tuzağa mı Çekiliyor?
- Küresel Bir Yangının Eşiğinde: İsrail’in Hırsları ve ABD’nin Rolü
- Ortadoğu’da Kan ve Gözyaşı
- Büyükşehir Sistemi İflas Etmiştir
- Orman Kanunu Çoktan Yürürlüktedir